Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘Düşünce’ Kategorisi için Arşiv

Şiddet?

“Şiddete her zaman, her koşulda karşı mı çıkmalıyız?” Önümüzde duran önemli sorulardan biri bu olsa gerek. Benim buna cevabım “hayır” olacak. Şiddetin zorunlu olduğu/zorunlu bırakıldığı durumları gözden kaçırmamak gerekiyor. Pasif direniş, sivil itaatsizlik gibi yöntemlere her zaman için saygı duymuşumdur; fakat bu yöntemlerin çoğu zaman işe yaramadığı ve acı verici sonuçlara yol açtığı da ortada. [...]

Yazının Tamamını Oku »

Alvin Toffler “Üçüncü Dalga” isimli kitabında, endüstri toplumlarının dünya tarihindeki “İkinci Dalga”yı temsil ettiğinden bahseder ve İkinci Dalga toplumlarının klasik toplum denetleme sisteminin çekirdek aile, fabrikasyon okul/eğitim sistemi ve dev şirketler olduğunu öne sürer. Mustafa Kemal Atatürk’ün de Türkiye’yi bir İkinci Dalga toplumu haline getirmek için yapılmış olan yeniliklerin öncüsü olduğunu söyleyebiliriz. Mustafa Kemal’den sonra [...]

Yazının Tamamını Oku »

Ben Atatürkçü bir “mahalle”nin çocuğuyum. Hem ailemin, akrabalarımın hem de tanıdıklarımın, arkadaşlarımın büyük bir çoğunluğunu bu “mahalle”den insanlar oluşturuyor. Sosyal ortamlarda (evde, barda, kafede, okulda, işyerinde) politik meseleler konuşulmaya başladığında ise inanılmaz bir “mahalle baskısı”na maruz kalıyorum. Daha yeni yaşadığım birkaç örnek: Geçen hafta İzmir’den kalkıp İstanbul’a geldim; amaç aileyi, arkadaşları vesaireyi görmek, onlarla vakit [...]

Yazının Tamamını Oku »

1960lı yılların sonundan bu yana Avrupa Birliği’ne karşı olan çevreler tarafından kullanılan ve belli dönemlerde ısıtılıp ısıtılıp önümüze sunulan bir slogan var: “Onlar ortak, biz pazar”. Bu sloganın dillendirmeye çalıştığı düşüncenin doğruluğunu kabul edenler Türkiye’nin AB’ye katılma çabalarına da karşı çıkıyor. Kanımca hem bu düşüncenin doğruluğunu kabul edip hem de Türkiye’nin AB’ye katılmamasını istemek kadar [...]

Yazının Tamamını Oku »

Malumunuz geçen hafta Türkan Saylan hayatını kaybetmişti. Ben de bundan bir ay kadar önce Türkan Saylan’la ilgili bir yazı yazmıştım buraya. Türkan Saylan öldükten sonra arama motorlarının yönlendirdiği pek çok internet okuyucusu sayfama geldi, hitlere doyamadım. Tabii ki bahsedeceğim şey bu değil. Bahsedeceğim şey Türkiye insanının zihninde oluşturup yaşamının bir parçası haline getirdiği o meşum [...]

Yazının Tamamını Oku »

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) cenahında olsun, CHP’yi sevenlerde/sevmeyenlerde olsun “sola yakın” çevrelerde genel bir takıntı var: Nasıl ederiz de CHP’ye gerçek bir sosyal demokrat kimlik kazandırırız, ne yaparız da CHP’nin halkla bütünleşmesini sağlarız, ne olur da CHP Türkiye’deki solun gerçek bir temsilcisi olur. Bu soruların akla gelen ilk cevabı da ne hikmetse Deniz Baykal’ın genel [...]

Yazının Tamamını Oku »

Bilim hayatı nereye kadar açıklayabilir? Aydınlanmacı/modernist zihniyet nereye kadar işler/işlemelidir? Herhangi bir kültür, herhangi bir şeyi “hakikat” olarak kabul ettiğinde ve yaşayışını kabul ettiği o “hakikatler” üzerine kurduğunda söz konusu şeyi ne hakla “yanlış/yalan” olarak niteleyebiliriz? Bilim fetişizmi denen şey nedir, bunun yaşam (ya da yine “bilim”) içerisinde ne kadar yeri vardır/yeri var mıdır?

Yazının Tamamını Oku »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.